sen kapıyı açtığında ben çoktan büyümüştüm irmik helvası yapmıştı annen kokusu burnumda sen kapıyı açtığında ben çoktan resmetmiştim...
yemin pisuvarlarında uçuştuğunda inkarlar godoş güneşin gurubuna yelken açan hayatlar bazı filmler etrafında yaşanır sanki kardan kadınlara, rant canavarlarına ...
Bir kız bisikletinden düşünce ne nazar boncukları kırılır ben değdirince değneğimi bilmem ne arar insanlar yazısız ilanlarla kırılınca boncukları artık yazdırmayın beni, onu...
kaç dolmuş geçti içimden yüzümle yıkadığım ellerinizin izinden şekilsiz kemiklerin gözlerinde kör akisler ama'sı var ama'sı, her şeyin bir ama'sı ...
kadınları başlarını kapatır, erkekleri muhafazakardır tek yönü “gösterilen sevgiye” kapalı bu yolun ve dalından kadın koparmanın çağla sevinci kızarır yanaklarda şarka uğrak şiirler ve düzyazı yenilgilerle. heyelan bölgelerine...
şehrin kişiliksiz kelebekleri parlıyor yamaçlarda yanlışları ve doğruları hep aynı sevimsiz astarlar çekerek son sokak lambalarına şehrin kişiliksiz kelebekleri...
buralarda hayat böyle serpiliyor ninni ederek feryatları buralarda biz konuşmaya başladığımızda ahize çoktan kapanmış oluyor yüzümüze buralarda hayata girerken artık kemerlerimizi,...
yemin pisuvarlarında uçuştuğunda inkarlar godoş güneşin gurubuna yelken açan hayatlar bazı filmler etrafında yaşanmaya başlanır ilkbahar aşı tutmaz artık kalplerde ...
tahterevallilerce uzaktayız şimdi oyun parklarından havı dökülmüş bu gecede sedef hastası aya yapılan bir yolculuktayız sizde inin dönme dolaplardan ...
Hayat, üzümlerini dudaklarımızla kopardığımız asmaydı kesik kesik öksüren mutluluksa aşağılarda bir yerde kaldı kadınlar şairler şiirler ve...
sana dokunan rüzgarlarla bir "dokunma bana" çığlığı ulaşıyor aşk meydanına meydanda yakılan Amerikan bayrağıdır aşk gecenin yarasına kan taşı yapılmış kesiliyor sonra birden ara sokak başları ne yaptınız bize? erkeklerine...
buralarda hayat böyle serpiliyor ninni ederek feryatları buralarda biz konuşmaya başladığımızda ahize çoktan kapanmış oluyor yüzümüze buralarda hayata girerken artık kemerlerimizi,...
şehrin kişiliksiz kelebekleri parlıyor yamaçlarda yanlışları ve doğruları hep aynı sevimsiz astarlar çekerek son sokak lambalarına şehrin kişiliksiz...
İşte ben; çalarak yaşayan çingene en kötüsüne hazırlanan tedirgin kuytularımı serin sularla yıkayıp cümlelerimi büyük sözcüklerle donattım tepeden bıraktığımda sevgi bir kar tanesiydi aşağıda çığ ve ayrılık en son...
“KARIMA” Hani o saçlarına taç yaptığım çiçekler? * nerde o akis krallığı açıldığında üstüne örttüğüm rüyalar,dinmiş geceler parçalanmış bir ülke gibi şimdi aryalar Aklının bebekli ılık nefesi esiyor...
Dökün sana gülümsetemediğim yaz günlerini. Bedeninin tortusunda kurut beni. Şurda kaç kızılderili kaldık biz bize? Ucunu açık bırak acıların, ölüm ve yaşam birbirlerine kavuşsun biz...